English version of this speech:
Ümit Yardım – Security Conference in the South Caucasus
Son dönemlerde bilhassa Orta Doğu merkezli olarak yaşanan yıkım bölgesel ve küresel güvenlik başlıklarının bütün dünyada yeni baştan değerlendirilmesini hayati kılıyor.
Hiçbir bölge benzeri tehditlerden uzak ve emin değildir.
Güney Kafkasya bugün jeopolitik ve küresel çatışma merkezlerinden biridir.
Bugünkü uluslararası sistem artık II.Dünya Savaşı sonrasının karakterinden çok uzaklaştı ve çok radikal farklılıklar taşıyor.
II. Dünya Savaşı sonrasının mantığı bugün yeni bir dünya için yetersizdir.
Soğuk savaş sonrasında yeni bölgesel/küresel düzen tesisi arayışları sonuçsuz kalmış, hatta çok yeni ve ciddi tehditleri getirmiştir.
Güney Kafkasya bu bölgelerin başında gelmektedir.
Siyasi askeri insani çok önemli sorunlar var. Hepimiz bunların bilincindeyiz.
Küresel ölçekte yaşanan ideolojik, siyasi, teolojik tartışmalar da bölgeye yansıyabiliyor. Liberalizm, yeni muhafazakarlık, ideolojik tükenmişlik gibi.
Ancak bölgemizin kaderi böyle değildir. Geçmişte küresel ölçekte bir medeniyet, yaşam ve kültür merkezi olabilmiştir.
Ortak insani/ medeni birikim yeni bir bölge düzeni arayışlarında önemli güçtür.
1990’lardan itibaren yeni dünya arayışlarının getirdiği tehditler en başta bu bölge üzerinde etkili oldu.
Bölge ülkelerinin birbirlerine karşı tehdit politikaları güvenliğin dış aktörlerde aranmasını ve dolayısıyla üçüncü ülkelerin müdahalesini açık hale getiriyor
Gerekli ikili/çok taraflı bölgesel düzenlemeler gerçekleştirilmediği takdirde bu özelliğini gelecekte de koruyacaktır.
Küresel gelişmeler bölgesel işbirliği çabalarını artırabilir. Bunlar teşvik edici motivasyon da olabilir. Ancak sadece güncel gelişmelerin yeni bir bölgesel işbirliği çerçevesi için tek başına yeterli olması mümkün değildir.
Esasta, reaksiyoner değil vizyoner bir zemin için arayışlar gerekir.
Güney Kafkasya sadece bölge dışı aktörlerin değil bölge içi güçlü aktörlerin nisbeten küçük aktörlere yönelik baskı ve tehditlerinden de arındırılmalıdır
Bölgesel geleceğin temel psikolojisi büyük-küçük devlet ilişkisi üzerinden değil eşit aktörler ilişkisi zemininde mümkün olabilir.
Bu yönde yapılan bütün işbirliği çağrıları ve çalışmaları değerlidir.
Yakın geçmişte bunlardan bazıları Kafkasya İstikrar paktı, Azerbaycan lideri Sayın İlham Aliyev’in Tiflis’te yaptığı “Güney Kafkasya Evi”nin kurulması gibi önerilerdir.
Bunun yanısıra bölge ülkeleri arasında sadece ikili değil üçlü formatlarda da ilişkiler ve işbirliği var. Hepsi çok önemlidir.
Yeni bir Güney Kafkasya üzerinde düşünmek tartışmak ve gerekli adımları atabilmek için en elverişli dönemlerden birindeyiz. Zor ve tehditlere açık bir dönem ancak mücadeleden başka şansımız yok.
O halde neler yapmalı. Bütün devrim ve geçiş dönemlerinin en meşhur sorusu.
Yeni bir Güney Kafkasya için önümüzde yeterince sorun, tehdit ve çatışma alanı mevcut ve kendilerini çeşitli vesilelerle ortaya koyabiliyorlar.
Ancak en azından birtakım genel ilkeler üzerinde istişareler ve mutabık kalınması önemli.
Bunlar yeni değil ancak bilhassa bugün daha kritik.
****
YENİ BİR GÜNEY KAFKASYA İÇİN BAZI İLKELER
Belirleyici Rol; Aydınlar, kamuoyu, üniversiteler, basın ve düşünce kuruluşları.
Eylem; İktidarlar, kararlı siyaset
Temel Araçlar; Stratejik sabır, kararlılık ve mütevazi kazanımlar. Ortak geçmiş.
Bölgesel bir ittifak arayışlarıyla değil ilk aşamada bölge liderlerinin ortak gelecek ilkeleri gibi bir açımlarıyla ortaya çıkmaları üzerinde durulabilir.
Aydınlara, kamuoyuna, üniversitelere bu yönde çalışma vizyonunun verilmesi.
Hedefler kadar yöntem de çok önemlidir.
İttifak veya Pakt değil ama örneğin Forum
Çatışma kültürü üzerine kurulu ideolojik yaklaşımlara mesafe
Güvenlik işbirliği değil insani, sosyal işbirliği öne çıkarılmalı.
Gelecekteki yapısının sağlanan gelişmelere göre değerlendirilmesi.
Bölgede mevcut çeşitli üçlü işbirliği düzenlemeleri tecrübelerinden yararlanma.
Örneğin Azerbaycan ve Türkiye gibi ülkeler işbirlikleri düzeyini adeta bir bölgesel rol modeline dönüştürebildiler.
İstikrarlı bir Gürcistan’ın da bu kapsamda görülme potansiyeli bulunuyor.
Azerbaycan ve Türkiye ile sorunlarını çözebilmiş Ermenistan’ın da katılımı büyük bir aşama teşkil edecektir.
Bölge içi çatışmalar veya donmuş sorunlarla yeni bir Kafkasya inşa edilmez.
Bu bakımdan bilhassa Karabağ sorununun çözümü tarihi bir adımdır.
Anayasalar, strateji belgeleri bölge ülkelerine yönelik hasmane, dışlayıcı , hedef gösterici, yayılmacı, bölgeyi arka bahçe gören, rejimleri hedefleyen, etki alanları oluşturmayı hedefleyen arındırılmalıdır.
Bölgemizin her üyesi değerlidir, önemlidir, büyük bir tarihi, medeni birikime sahiptir.
Bütün bunlar geleceğin Güney Kafkasya Güvenlik Mimarisi için hayatidir.
Rusya ve İran gibi ülkelerin konumu kendine has bir mahiyettedir. Stratejik sabır en çok bu boyutta önemli olacaktır.
Her bir ülkenin kendine has avantajları var. Sürece özel katkıları önemli.
Örneğin Türkiye. Küresel ölçekte 200 milyonluk bir nüfus zemini var. Türk ülkeleriyle ilişki ve işbirliğini geliştirmeye çalışıyor.
Azerbaycan’la birlikte yeni bir Kafkasya Vizyonu’nun etki alanını geniş bir coğrafyaya yayabilecek kapasitede.
Ne yazık ki gerek küresel gerek bölgesel ölçekte güçlü ülkelerin bölgeye yaklaşımları bazı yönlerden güven telkin etmiyor. Güven boşluğunun doldurulması çok önemli bir engel.
Bilhassa büyük devletler ahlaki dış politika izlemelidir.
Bölgede bu güven boşluğun doldurulmasına ihtiyacı var.
Devletlerin egemen eşitliği, toprak bütünlüğü ve haklarına saygı.
Tehdit veya kuvvete başvurmama.
Sınırların dokunulmazlığı.
Devletlerin dış dünya ile ilişkilerinde siyasi/askeri tercihlerine saygı
İç işlerine ve seçim süreçlerine karışmama.
Bölgesel hatta küresel uyuşmazlıkların barışçı yollarla çözümü ve bu süreçlere bölge ülkelerinin katkısı
Güvenlik ve gelişme, dış dünya ile ilişkiler gibi alanlarda dengeli yaklaşımlar
Düşünce, vicdan, din ve inanç özgürlükleri de dahil olmak üzere, insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygı.
Bunlar sadece uluslararası sistemin değil yeni bir bölgemiz için de esastır.
Uluslararası hukuk bugünün küresel düzeninde anlamını yitirmiş gibidir.
Ancak dünyanın elinde başkaca bir hukuk aracı da bulunmamaktadır.
Dolayısıyla en başta BM reformu ve temsiliyetin genişletilmesi gibi alanlarda ortak yaklaşımlar geliştirilebilir mi. BM Güvenlik Konseyi’nde bölgesel temsilin genişletilmesi gibi arayışlara girilebilir mi.
Uluslararası hukuka aykırı bugünkü savaşlar dünyamıza hakim olmuştur.
Trajedi ise sadece saldırılanlar değil saldıranlar da sözde meşruluk ilkesine sığınmaktadır. BM Anlaşması 51. meşru savunma ilkesi istismar kurbanıdır.
Sorunlu alanlardan biri de bölge ülkelerinin dış diyasporalarının bu yeni Güney Kafkasya vizyonunun neresinde olacaklarıdır.
Yeni bölgesel ve küresel gerçeklikler, ilgili ülkelerin yurtdışı diasporalarında yeterince kavranabilmiş olmayabilir.
Bu durumlar ise yeni bölgesel arayışları engelleyebilir, önünü kesebilir.
Nitekim son olarak geçtiğimiz hafta Paris’de yapılan Ermeni Diasporası Eylem Konferansı türünden faaliyetler yeni bir Güney Kafkasya Ruhu’ndan çok uzaktır.
Bölge ülkeleri yeni bir Güney Kafkasya arayışlarını etkin ve güçlü kamu diplomasisi politikalarıyla desteklemelidir.
Stratejik sabıra dayalı kararlılık önemlidir.
Kısa vadede stratejik kazanımlar belki olmayabilir ancak bu yönde adımlar orta ve uzun vadede mutlaka sonuç doğuracaktır.
