English version of this speech:
Prof. Dr. Özcan Yeniçeri – Security Conference in the South Caucasus
Konferansımızın konusunu teşkil eden Güney Kafkasya tarihi olarak imparatorlukların, kültürlerin ve ticaret yollarının kesiştiği bir coğrafyadır.
Jeopolitik öneme sahip, donmuş çatışmalar ve geleneksel olmayan tehditler Güney Kafkasya’da güvenlik sorunları ortaya çıkarmaya adaydır.
Güney Kafkasya’nın karmaşık güvenlik mimarisi bölgesel istikrarı bozacak potansiyel sorunları bünyesinde taşımaktadır.
Güney Kafkasya soğuk savaş sonrası küresel güçlerin rekabet alanı haline gelmiştir. Bu bağlamda enerji hatları, transit koridorları, jeopolitik önem ve stratejik derinliğiyle bölge uluslararası sistemin dikkatini çeker niteliktedir.
Güney Kafkasya’daki güvenlik sorunları tekil olaylardan ve belli başlı aktörlerin tutumundan bağımsız olarak bölgenin yapısal jeopolitik özelliklerinden ve küresel güç rekabetinin yoğunlaşmasından kaynaklanmaktadır.
Bölge ülkelerinin benzersiz fırsatları olduğu kadar tarihten gelen derin kırılganlıkları da vardır. Bu bölgedeki herhangi bir istikrarsızlık küresel enerji piyasaları ve ticaret yolları gibi geniş bir alanda domino etkisi yapmaya adaydır.
Bölge ülkeleri güvenlik sorunlarını, aralarındaki ihtilafları kendi irade ve ilişkileriyle çözmek durumundadır. Bunun yolu da yakından uzağa, komşudan komşuya, basitten karmaşığa giden bir yöntemle mümkündür. Kafkasya’nın Kafkasyalıların sorunu olduğunu ilgili ülkeler gözden kaçırmamalıdır. Bölge ülkelerinin, aralarındaki tarihi ve coğrafi ihtilaflardan yararlanarak onları birbirine düşürüp aynı zamanda güçten de düşürerek kendine bağımlı kılacak emperyalist emellerin farkına varmaları şarttır.
Güney Kafkasya’da güvenlikten söz ederken bölgeyle ilgili ülkeleri uğraştıran birkaç sorundan söz etmemiz gerek.
ABD ve Batılı ülkeleri Güney Kafkasya’yı Rusya ve İran üzerinden değil Çin ve Hindistan bağlantısı üzerinden değerlendirdiği biliniyor. Bu konjonktürde Orta Koridor ve TANAP’ın önemi giderek artıyor. Ancak güvenlik belgelerinde Çin’in yükselişinin durdurulabilme hedefini ilk sıraya koyan ABD için bu koridorun kontrolünü sağlamak bir hayli önem taşıyor.
Azerbaycan ve Türkiye takviye bir hat olarak Zengezur üzerinden ulaşımı daha kısa sürede ve daha az maliyetle sağlamak istiyorlar. Ancak kuzey-güney hattının en önemli destekçileri olan Hindistan ile İran projenin kendileri için bir tehdit oluşturduğu kanaatinde gibi görünüyor.
Donald Trump döneminde gündeme gelen Trump Uluslararası Barış ve Refah Yolu (TRIPP) projesi, ABD’nin Kafkasya’da kalıcı bir askeri ve ekonomik varlık tesis etme girişimi olarak öne çıkıyor.
Gürcistan, Güney Osetya ve Abhazya’nın fiilen Rusya Federasyonu’na entegre edilmesiyle toprak kaybetmesi önemli bir sorundur.
Ermenistan yönetimi, Azerbaycan ile kalıcı barış sağlamayı ve Türkiye ile ilişkileri normalleştirmeyi hedeflerken, eş zamanlı olarak demokratik reformları ve uzun vadeli AB üyeliği perspektifini hayata geçirmeye çalışmaktadır.
Güney Kafkasya’daki güç dengeleri, aynı zamanda Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de ortaya çıkan yeni jeopolitik denklemden de etkilenmektedir.
Bütün bu gelişmeler ve ayrıntılar için konunun uzmanlarına sözü bırakıyorum.
